
Alman Çoban Köpekleri en çok tercih edilen ırklar arasında olup, bilinçli bir üreticiden çıkmış bir yavru neredeyse her türlü eğitimi alabilmekte ve yine birçok görevi yerine getirecek beceride olmaktadır. Fakat ne yazık ki araştırmalarım sonucu bu değerli ırk hakkında yalan yanlış bilgi veren pek çok kaynağa rastladım.
Özellikle son zamanlarda Alman Çoban Köpekleri ile ilgili olan internet siteleri artıştadır. Bu çoğalmakta olan sitelerin içeriğindeki konu ve bilgiler inanılmaz derecede benzerlik göstermekte ve maalesef gözlemlerime dayanarak pek çok hata ile donanmış olduklarını söyleyebilirim. Hatalı çeviri, kopyacılık ve kulaktan dolma bilgiler gibi bir çok değişik etkenin buna sebep olduğunu düşünmekteyim.
Maalesef tüketici iyi bir kitap yerine iyi bir kapak satın almaktadır . Tüketici genellikle iyi bir kapakla içeriğin doğru ve eksiksiz olduğunu , yazarın bilgi ve deneyim yüklü olduğnu bağdaştırmakta ve bu seçimi yapmaktadır. Aynı düşünce internet sitesi okuyucularındada oluşmuştur.
Günümüzde çok cuzi rakamlar harcanarak bir internet sitesi yapılırken, tasarımcı yaşı,bilgi ve deneyimi ne isterse olsun, göze hoş gelen bir internet sitesi hazırlamayı başarırsa okuyucuyu bir anda için erbabı olduğu konusunda ikna etmektedir.Gördüğüm bir çok internet sitesi birbirinden kopyalanmış bilgilerle yüklü. Özellikle türkçe sitelerin çoğunda tam bir kaosa neden olan hatalı kaynakların yanlış bilgilerine birde hatalı çevirilerin eklenmiş olmasıdır.
Ben Senova
![]() |
Soldaki resim: Max Stephanitz'in kitabından alınmıştır. |
Alman Çoban Köpeklerinin tarihçesini doğru bir biçimde bilmenin ve anlamanın, insanoğlu için inanılmaz derecede değerli bu ırkın geçmişten günümüze maaruz kaldığı değişimi ve bu değişimin neredeyse yok olmalarına sebebiyet verecek derecede büyük olduğunu farketmemizi sağlayacağı gibi Alman Çoban Köpeği tutkunlarınada büyük ölçüde ışık tutacağına inanmaktayım.
Alman Çoban Köpeklerin tarihçesine giriş yapmadan önce köpeklerin tarihine deyinmenin faydalı olacağnı düşünmekteyim. Tüm canidae ailesi (köpekgiller) kurttan türemiştir. En az 3 milyon yıl önce gerçekleşen evrimleşme sonucu Canis Etruscus Major adındaki bir kurt ile günümüz köpeklerinin tarihi başlar. Aynı insanların yavaş gerçekleşen evrimi gibi yavaş bir evrimleşme süreci geçiren köpeklerin atasının ortaya çıkması, şu andaki evrimleşme teorilerine dayanarak insan ve maymunların ortak atası olarak düşünülen Australopitkecus’un ortaya çıktığı döneme denk gelmektedir.
![]() |
Solda: Juan Pons Moya tarafından Sala Victoria II de keşvedilen Canis Etruscus kafatası kalıntıları Sağda: Mauricio Anton tarafından Canis etruscus kalıntılarına göre yaptığı öngürü çizimi. Kaynak: http://www.cuevavictoria.com/
|
![]() |
, Yaklaşık 2 milyon yıl önce, değişik bölge ve zamanlarda günümüz köpekleriyle daha fazla benzerlik gösteren kurt soyları türemeye başlar. Bu dönem yaklaşık olarak ilkel alet kullanmaya başlayan Homohabilis isimli atalarımızın ortaya çıkması ile aynı döneme denk gelmektedir. Tıpkı insanoğlu gibi evrimleşme süreci geçiren bu kurtlar Homo- Erectus dönemindede varlıklarını sürdürmekteydi fakat Homo- Erectusların bu ırkla bir bağı olup olmadığı bilinmemektedir. Homo- Erectusların günümüz köpeklerine benzer bu kurt ırkını evcilleştirme girişimi varmıydı? Onları avlıyorlarmıydı? gibi sorular hala gizemini korumaktadır.
Yok olan Homo- Sapiens Neandertalenis insan türü (günümüzde benzer kafatası taşıyan insanların varlığı nedeni ile yok olup olmadıkları konusunda tartışmalar mevcut olup Sapienslerle karışmış olabileceklerine dair teoriler de mevcuttur) ile günümüz insanlarının atası Homo-Sapiens Cro-Magon’ların ortaya çıktığı dönemde kurtlar günümüz kurtlarına oldukça benzerdirler. 40,000 sene öncesine dayanan bu evrimleşme sürecinden günümüze kadar geçen süreçte her iki ırktada çok büyük değişiklikler meydana gelmemiştir.
Köpeklerin yani evcilleşmiş kurtların tarihte tam olarak ilk ne zaman ve nerede evcilleştikleri bilinmediği gibi evcilleşme sürecine neden olan insanoğlumu yoksa köpeklerin kendilerimi bilinmez. Teorilerin biri insanoğlunun ana kurdu öldürüp yavruları beslediğidir. Başka bir teori ise kolay yemek peşindeki kurdun insanoğlunu takip etmesi ve onun ne kadar işe yarar olduğunu fark eden insanoğlunun onu alıkoyarak evcilleştirmesidir veya diğer bir teori insanı takip ederken kendiliğinden evcilleştiğidir. Süreç nasıl çalışmış olduysada , bilinen bir gerçek varki yarı evcil ve evcil köpekler tarih boyu hep farklı bölgelerde ortaya çıkmış, kaybolmuş ve yeniden çıkmışlardır.
37,100 sene önce günümüzün herdsman köpeğine benzer at ve rengeyiği yiyen iri bir köpeğin ( Paleolithik Köpekleri ) insanlarla birlikte yaşadığını günümüzdeki ve geçmişteki kurtlardan daha geniş bir beyin boşluğuna sahip olduğunu Belçika’daki Goyet Mağrası’ndaki kalıntılardan biliyoruz.
![]() |
Belçikadaki Goyet Mağarasından Canis kafatası kalıntıları |
![]() |
Resimdeki köpek yakın geçmişde Czech'de bullunan 3 Paleolithik köpek kafatası kalıntılarından birisidir. Bilim adamlarına göre ağızındaki kemik büyük bir memelinin muhtemelen bir mamatun olup kafa yapısının evcilleştirildiklerini işaret ettiği, kemiğin sonradan insanlar tarafından konulduğu (muhtemellen ruh yolculuğunda aç kalmaması adına) ve beyinlerinin çıkarıldığı ki bilim adamlarına göre bu uygulama ruhani bir uygulamaydı. |
![]() |
Kaynak: http://www.culture.gouv.fr |
Fransa’daki Chauvet Mağarası’nda 26,000 sene öncesine ait bir köpekle birlikte gezen çocuğun ayak izleri (burada belirtmekte fayda vardır ki M.A. Garcia, kurt olarak tanımladığı izlerin daha eski olduğu yönünde düşünmektedir) ve Almanyada Bonn- Oberkassel kazısında çıkan 14,000 sene öncesine ait insan ve evcil köpekler dışında pek fazla evcilleştirme bulgusuna sahip değiliz.
Tarih boyunca kurtlar ve köpekler 39 çift kromozona sahip olmuşlardır.Günümüz kurdu ile evcil köpeklerin arasında yalnızca %1’lik bir DNA farkı vardır (Robert K. Wayne, Ph.D.: mitochondrial DNA numinelerine göre köpek ile boz kurt arasında en yüksek fark %0.2 olup, en yakın akrabası olarak düşünülen kayote ile arasında ise %4 gibi bir fark olduğu kanaatindedir) ve bunu göz önüne aldığımız zaman kurtlardan günümüz köpeklerine geçişte ne kadar az bir evrimleşme gerçekleştiği açıktır.Burada belirtilmesi gerekirki seçici eşleştirme, evrimleşme değil DNA farkına neden olabilir.
Bilinen evcilleşmiş köpek tarihinde Canis Poutiatini, orta boylu, çevik, hafif ve atası kurt olan olan köpek türü ve kurtlarla eşleştirilerek ki bu eşleştirme daha büyük olmalarını sağlama amaçlı olabilir, Canis F. Inostranzewi Anutschin köpeklerinin meydana geldiği çoğunluk olarak kabul edilen bir teoridir. Diğer bir teoride ise Inostranzewi köpeklerinin bağımsız bir şekilde kurtlardan türedikleri farz edilmektedir. 37,100 yıl öncesine ait bulunmuş en eski köpek kalıntılarının yüksek bir olasılıkla Inostranzewi’ye ait oldukları düşünülmektedir. Eğer bu düşünce doğru ise Inostranzewi’nin Poutiatini’den türemiş olması yerine kurt ırkından ayrı bir kanaldan türemiş olması olasıdır.
Poutiatini köpekleri Bronz Çağına kadar gittikçe evcilleşip farklı görevler üstlenmiştir. Muhtemel sıralama ise önce leş ve artık yiyiciliği yaparak temizleyici oldukları , kamp bekçiliği yaptıkları, daha sonra çoçukların koruyuculuğnu yapıp onlara oyun arkadaşı oldukları ve sonraları ise avda kullanıldıklarıdır. Köpeklerin evcilleşme sürecinin hızlanmasının ve insanoğluna inanılmaz sadık bir hale gelmelerinin sebebi olarak doğum yapmış fakat artık emzirmeyen kadınların köpek yavrularını emzirdiği fikri yaygın bir düşüncedir. Günümüzdede bunu sevgiye dayalı olarak yapan kadınların olduğu bilinmektedir. Yakın geçmişe kadar bazı kabile çocuklarının geç yaşlara kadar emzirildikleri bilinmektedir. İkinci bir çocuğun doğması sebebi ile bu emzirme görevi teyze veya ninelere bırakılmaktaydı. Ara yerde ise sütün kesilmesini engellemek amacı ile yavru köpekler emzirilmekteydi. Geçmişte sıklıkla ağrı giderme veya arınma gibi düşüncelerle köpek emziren kadınlara rastlanmaktaydı fakat günümüzde hijen çok önem kazandığından köpek emziren bir kadına rastlamak düşük bir olasılıktır.
Diğer bir taraftan ise tilkilere yapılan deneylerde bir tilkinin insan tarafından büyütülmesi durumunda evcilleştikleri bilinmektedir ve tilkilerin yalnızca 10 nesilde morfolojik değişikliklere maruz kaldıkları ise bilimsel bir gerçekliktir.
Tarihe dönecek olursak Bronz Çağı köpekleri 1800’lü yıllara kadar neredeyse hiç değişime uğramadan gelmiş ve Shepherd Dog olarak adlandırılmışlardır. Bronz Çağından bu yana gerçekleşen Bronz Çağı köpeği ile Inostranzewi bileşiminden Herdsman’s köpekleri türemiştir. Tarih boyunca Shepherd köpeklerinin kafatasları Bronz Çağı köpeklerinin kafataslarıyla aynı kalmıştır. Bu köpekler zaman zaman Herdsman’s köpekleri ve kurtlarla karışmış olsalarda onların kanlarını emip atmışlardır.

Kaynak: Stephanitz
Shepherd Dog ,yumuşak,düz tüğlü ve orta boylu köpekler olup bir kurdun renk ve desen yelpazesine sahiptirler. Shepherd Dog uzun koşulara uygun bir köpekken, Herdsman’s köpekleri sert,dalgalı, kıvırcık tüğlü ve büyük boylu köpekler olup omuz küreği eğimi sayesinde ani fakat kısa koşulara uygun köpekler olmuşlardır.İnsanoğlu tarih boyunca coğrafik bölgeye uygun olacak şekilde bu iki köpek ırkı arasında seçim yapmıştır. 1800’lerde Almanya’nın güney ve dağlık bölgelerinde kullanılan Herdsman’s köpekleri burada beslenen büyük ,sert tüğlü ingiliz koyunlarına uygun iken, orta ve kuzey Almanya’da beslenen hassas tüğlü moorland koyunlarına daha küçük olan Shepherd Dog köpekleri tercih edildi. Tarım ile uğraşan çobanlar sürülerini tarım alanlarına yakın gezdiriyorsa, sürüyü güden ve ekinleri koruyan uzun koşulara dayanıklı Shepherd Dog tercih edilirken, tarım ile uğraşmayan veya tarım alanları dışında sürülerini otlatan çobanlar sürüyü koruyacak olan daha iri Herdsman’s köpeklerini tercih ederdi.
![]() Rus Herdsmans Köpeği, Aftscharka. Kaynak: Stephanitz |
![]() Shepherd Dog: Hektor von Schwaben, SZ 13 HGH 1900/1901 Şampiyonu |
1800’lü yıllarda çobanların iyi olan köpekleri seçme ve üretme sistemleriyle her iki ırk da avrupanın her bir köşesinde geliştirilmiştir.Elbette ki bu dönemde iki ırk karıştıştırılmış ve enderde olsa kurt kanı ilave edilmiştir.
Almanya’da 400-450 yıl önce, Fransa’da 300 yıl önce ve İngiltere’de 550 yıl önce bu köpekler bekçilikten çoban yardımcılığna kadar esaslı görev değişikliklerne maruz kalmışlardır. Zaman, iklim ve bitki örtüsü gibi farklılıklar nedeni ile pek çok farklı çeşit türemiş ve türetilmiştir.
18. yüzyılda çobanların keçi koyun üretiminde ciddi bir düşüş yaşanmıştır. Bu dönemde şehir ve köylerde üreticilerden uzak kalan köpekler ütiliterlikleri sayesinde farklı görevler üstlenerek hayatta kalabilmişlerdir.Zaten bu köpekler 900 sene önce de polis olarak görev almışlardı.
Belirtmekte fayda vardır ki köpeklerin insanoğluyla hep aynı dönemlerde var olması,evrimleşmesi ve evcilleştirilen ilk hayvan olması ‘’insanın en eski dostu köpektir’’ deyimini çok yerinde kılar.
16.12.1891 tarihinde Captain Riechelmann-Dunau ve Graf von Itahn, Phylax Çoban Köpekleri derneğini kurarlar. 18. yüzyılda Almanya’da bulunan üç çoban köpeği türünü (Stoppelhopfer, Schäfermödchen ve Trützig) göz önüne getirip yayma düşüncesindeydiler ve bu amaca ulaşmak için deneylere başladılar.Ne varki Phylax kısa bir süre sonra 01.08.1894 tarihinde bir iç anlaşmazlık (üretim görüntüyü mü esas almalı yoksa iş becerisini mi?) nedeni ile kapatıldı. Ne varki bu kuruluş üstün köpek üretme azmini beraberinde kapatmamıştır ve bu üç ırk ile Almanya’nın her bir bölgesinde üretim azmi devam etmiştir. Bu süreçte gütme becerisi düşük köpekler ekarte edilmiş ve farklı görevlere atanmışlardır. Böylelikle üstün köpekler ortaya çıkmıştır. Elbetteki belirtmek lazım ki soy bakımından aynı olsalarda halen tip bakımından çok farklılık gösteren köpeklerdiler.
![]() Stoppelhopfer 1880 civarı |
![]() Schafermadchen 1880 civarı |
![]() Trutzig 1880 civarı |
22 Nisan 1899’da Max Emil Fredrich Von Stephanitz, Artur Meyer ile birlikte ‘’ Der Verein für Deutsche Schäferhunde’’ kısaltılmış adı ile S.V. oluşumunu, Alman Çoban Köpeklerinin görüntü için değil iş becerisi için üretilmesi gerektiği kuralı, amacı ve felsefesi doğrultusunda kurdular. Amaçları Almanya’da var olan çoban köpeklerinden en üstün iş becerisine sahip olacak tek tipli bir köpek elde etmek olmuştur.
Bu döneme kadar çoban köpekleri elbette Herdsman’s köpekleri ile karıştırılmıştırlar, özellikle de Güney Almanya’da var olan daha iri çoban köpekleri. Belçika ve Hollanda’ da moda olmuş olsalarda bu döneme kadar Almanya’da kırçıllı köpekler ender görülmüştür. Güney Almanya’da yumuşak uzun tüğlü çoban köpekleri hiç bulunmamışken Kuzey Almanya’da sıkça görülmüştür.
Stephanitz S.V.’yi kurarken şu cümleleri kurmayı ihmal etmemiştir ‘’ Alman Çoban Köpeklerimiz asla renk için üretilmemiştir, çalışan köpeğmiz için renk ancak ikinci planda kalabilmektedir.’’,’’ Renk için üretenler moda üreticisidirler.’’, ‘’Hedefimiz çalışan köpeklerimizi daha da iyileştirmek, bu hedef maalesef ilk üretim birliğince(Phylax) sadece görüntü için moda köpeği üretimiyle ikinci plana atılmıştır fakat oluşum yok olmuştur.’’
Bu dönemde köpek delisi Wurtemburglular istenilen özellikleri anlamış ve Kuzey ile Güney Almanya’daki Çoban Köpeklerini kullanarak üretime devam ederek AÇK’lerin tohumlarını serdiler. Bu durum kuzey ve Güney Almanya’daki köpeklerin iyi noktalarını güçlendirmiş ve hatalarını elimine etmiştir.

Graf Eberhard, Stephanitzin sözleri ile mükemmel bir Wuttemberg iç özelikleri taşıyan bir numine
Herr Eiselen üçüncü bir şahısın aracılığı ile Hektor Linkenshein adlı köpeği Wachsmuth Kennellarından elde etmiştir.1899’da Stephanitz bu köpeği görüp aşık olmuş ve onu satın alınarak Horand von Grafrath olarak adını değiştirmiştir. Bu köpek Alman Çoban Köpeklerinin gözdesi olmuştur. Mores-Plieningen(sz159) Wurtemburg çalışan dişisi ile 1900/1901 şampiyonu Hector von Schwabenin(sz213) ‘in çiftleşmesi ile elde edilmiştir.Bu köpekler artık ‘’High breed’’ olarak adlandırılmışlardır. Unutulmaması gerekir ki Wurtemburglular Herdsman’s köpekleri ile ünlüydüler. Elde edilen ve hep arzulanmış olan ‘’Highbreed’’ köpekler ağırlıklı Shepherd Dog olup Herdsman’s Dog kanı içermekteydiler. SV’nin kurulması ile var olan tüm çoban köpekleri istek üzerine kayıt altına alınmaya başlamışlardı. Çok farklı renk, tüğ yapısı ve boylara sahiptiler fakat hepsi mükemmel ve ütiliter köpeklerdiler. Kısa bir sürede Wurtemburgluların başarısı yayılmış ve tüm üretim azmi bu yöne kayarak tek tip Alman Çoban Köpeği elde edilmeye başlanmıştır.Bu köpeklerin tümü çalışan köpeklerdi.
Bu dönemde dahi üretimde kurt kanı kullanılmış fakat beğeni toplamamıştır. Pek çok yerde Beowulf ‘un(sz10) kurt analı olduğunu okudum. Ne varki bu yalandır. Beowulf’un anası Thekla von der Krone isimli bir çoban köpeğidir.Bu yanılgı zamanında hatta yakın geçmişte birisinin köpeğin adından yola çıkarak kurt kanı taşıyor düşüncesine kapılmasından kaynaklanıyor. Öteki taraftan Horand von Grafrath’ın kurt anadan geldiğini ve bazı yerlerde ise kurt kanı içerdiğini iddia eden yazılar da okudum. Ne varki bunun aksi 1920’lerde ıspatlanmıştır.
,Woelfi Wolfnest’in, kurt kanı taşıyan bir köpek olduğu gerçektir ve elbette ki kurt kanı taşıyan tek köpek değildi. Ne var ki bu köpeğin soyu devam ettirlimemiştir. Hatta bu köpek şovlara çıktığı zaman diğer Alman Çoban Köpekleri bu köpeğe havlamakta ve onu hiç sevmemekteydiler. Bu nedenle az dahi olsa kurt kanı yakın geçmişte Alman Çoban Köpeklerinde nadiren de olsa görülmüştür fakat hiçbirtanesi bir başarı elde etmemiş veya soyları devam ettirilmemiştir. SV’nin kurulduğu dönemlerde en önemli kan Pollux kanı idi. Horand von Grafrath bu kanı taşıyan en önemli köpekti.1925’de üretim ‘’ Ütiliterlik güzelliğin gerçek kriteridir.’’ felsefesine dayalı idi.
Aynı dönemde köpekler Alsation adı altında Fransa’ya ihracat edilmeye başlandı. Bir taraftan verimli, geleceğin üstün damızlıkları Almanya’dan çıkarken diğer taraftan Almanlar’ın beğenmedikleri fazlalık stokları Fransa’ya gönderilmekteydi. Bu karlı işi gören bağzı açıkgöz üreticiler ucuz ve standart dışı köpekleri ihracat amaçlı üretime başladılar. Bu durumun Alman Çoban Köpekleri üzerinde ciddi olumsuzlukları olmuştur. Ne yazık ki bunun gibi veya spor amaçlı üretimlerle daha kolay satılan güzel görünümlü fakat becerisi zayıf köpeklerden bir çift köpek edinerek ‘’üreticilik’’ yapan tayfalar Stephanitz’in zamanında dahi vardılar.
Stephanitz:

‘’ Spor kelimesi en üstünü seçmek amaçlı yarışma anlamına geldiği doğrudur, fakat yarışma zirvesine sergilerde ulaşır ve gerçek becerilere ihtiyaç duyulmadığından insanları kolaylıkla yoldan çıkararak gerçekte önemli olanlar yerine insanı ağırlık olarak dış görünüm ve güzelliğe odaklar.’’
‘’Spor kelimesi iş ve para kazanmaktan uzak olması gerekirken bir ticaret haline dönüşüp kalmıştır.’’
‘’Çoban Köpeği üretimi çalışan köpeği üretmedir, bu her zaman hedef olmalıdır, aksi taktirde çoban köpeği üretmeye duracağız.”
“Ütiliter ve çalışan köpek ırklarına kontradikte, spor köpekleri üretimi vardır, elbette bu kısa süreli bir iyileşmeye sebeptir, fakat herzaman ırkın bozulması ile sonuçlanmaktadır.”
“Yeni yetmeler sıkça bize köpek tedariki için gelmektedirler, akıllarından ileride ‘üretim’ geçmektedir. Bu gibi ‘tavuklarını yumurtadan çıkmadan saymak’ bir yaklaşım ‘üretim’ olarak adlandırılamaz. Bu ancak yavru elde etmek için çiftleştirmek olabilir.’’
“ Servis köpeği yetiştiriciliğinde; farklılık, cahillik,’ spor’a olan aşırı düşkünlük ve para hırsından oluşmuş tüm kusurlar budanacaktır.”
Stephanitz ömrü boyunca üstte geçen cümleler gibi pek çok uyarılarda bulunmuştur fakat maalesef para açgözlülüğü sonunda ‘kazanmıştır’. Stephanitz daha hayattayken bile başlayan görüntü ve renk için üretim kolay satışları nedeni ile başlamıştı. Stephanitz bazı köpekleri çakala benzetmiş bazı yetiştiricileri ise ahmaklıkla suçlamıştır.
Zamanla Alman Çoban Köpekleri Dünya’ya yayılmıştır. Fransa’da bulunan Alman’ın fazlalıkları yeni yetmelerce üretilmeye başlanmıştır. Bu kişiler bu köpeklere hayrandılar nede olsa kusursuz bir Alman Çoban Köpeğini hiç görmemişlerdi. Buradan ise Fransa’nın fazlalıkları Amerika’ya satılmıştır. Alman Çoban Köpekleri hakkında bilgisi olmayan pek çok üretici türemiştir. İlk zamanlar görüntü için üretimi savunanlar bu hayvanların mükemmel hayvanlar olduklarını düşünerek hareket etmiş olsalarda kısa bir süre sonra bu felsefe ile üretimin çalışan bu ırka ciddi zarar verdiğini, köpeklerin beceri ve karakterlerinde meydana gelen düşüşe tanık olmuşlardır. Kimileri bu trende para kazanmak için devam etmiş küçük bir azınlık ise toparlanıp diğer servis köpeği üreticilerne yönelmiştir. 1900’leirn sonlarında pek çok ülkede saf çalışan stoğu Alman Çoban Köpeği mevcut değildi. Bazı’meraklılar’, dernekler ve oluşumlar hazırlandı ve standartlar yayınladılar. Tüm bu girişimler artık çok farklı olan ‘Alman Çoban Köpeklerine’ dayalı yapılmıştır. Dünyaca çoğunluğa erişen sirk(Stephanitz’den alınma) Alman Çoban Köpekleri artık standart olarak benimsenmiştir. Herşeyin abartısını seven Amerikalılar ‘hafif fakat düz eğim’ anlamını anlamamış ve iş yapma becerisi hiç olmayan aşırı ve abartılı sırt eğimine sahip köpekler üretmeye başlamışlardır. Günümüzde bu eğimi bile çoğaltmaya çalışan pek çok üretici vardır.
Herkes biliyor ki bir kelimenin taşıdığı gerçek anlam cümlede gizliyken bir cümlenin de gerçek anlamı bulunduğu paragrafta saklıdır fakat maalesef Stephanitz zamanından bu yana bazı cümleler paragraflarından alınıp kullanılmıştır.Stephanitz’in standartları FCI ve SV gibi kurumlarca değiştirilmiş ve ‘iyileştirilmiş’ hatta görüntü için yetiştirme anlamını almışlardır. Günümüz yarışmalarında bir Alman Çoban Köpeği güzellik bakımından sınanırken ırk standardı diye gösterilen resimdeki köpek ile arasında hiçbir alaka yoktur. Bu köpekler iş becerileri olmasada ve ırk standardındaki köpeklere benzemesede ’güzel köpek’ felsefesi altında derecelendirilmektedirler.
![]() Hakemlerin eğitim aldıkları ve ellerinde tutukları ÖRNEK anatomi |
![]() Soldaki standartlara 'uygun' olarak değerlendirme yapan hakemin verdiği karar doğrultusunda İkincilik alan "mükemmel bir 'Alman Çoban Köpeği' " Tıp dedi burnundan düştü!!! |
![]() |
Horand von Grafrath. SV1 Yani ilk kayıt altına alınan Alman Çoban Köpeği. Stephanitz'in hayran olup satın aldığı ve Stephanitz'e göre MÜKEMMEL bir Alman Çoban Köpeği. Benim köpeğim bir çalışan köpeğidir hayatım boyunca bunun için mücadele ettim, lütfen köpeğimi iş becerisi için üretiniz. Sirk köpeğine dönüştürmeyiniz! Alman Çoban Köpeğin güzelliği işte bu çalışma becerisidir ASLA görüntü DEĞİLDĞİR! Max von Stephanitz |
Canis Poutiatini’den Bronz Çağı Köpeğine, Bronz Çağı Köpeğinden 1800’lerin çoban köpeklerine kadar çok az değişmiş bu mükemmel köpek ırkı, görsel iyleştirme adına nerdeyse yok olmak üzeredir.
Bir avuç akademisyen kendilerine “tohum avcıları” lakabını takmış ve daha çok kendi kısıtlı imkanları ile Dünya’nın dört bir ucunu gezip nesiller boyu var olan arpa gibi olmazsa olmaz bitki türlerinin tohumlarını toplayıp onları muhafaza altına almaktadırlar. Günümüz insanı ‘iyileştirme’ adına arpa ile daha verimli ekinler elde etmek için DNA seviyesinde uğraşmışlardır. Bu mütant ve verimli arpaları Dünya’nın dört bir köşesine yaymıştırlar. Aslında bu art niyetle değil hatta bu ekinler fakir ülkelerin daha verimli ekinlere sahip olması, kalkınması amacı ile hibe bile edildi. Ne var ki bu arpa tohumları çok verimli olmalarına karşın değişen hava koşullarına adapte olamayacaklardır. Herkes biliyorki hava herzaman aynı değildir. Bazı zaman kuraklık gelir, bazı zaman seller alıp götürür, bazı yıl sıcaklıklar normalin üzerinde seyrederken bazı yıllar ise normalin altında seyreder. Nesiller boyu var olan ve değişik coğrafyalarda farklı tiplerin üremesine neden olan iklim gibi etkenkerce bol, ıspatlı şekilde dayanıklı çeşitler “tohum avcıları” olmasaydı yok olacaklardı. Mutant arpaların başarısızlıkla sona ermesi durumunda yeryüzünün arpasız kalacağı bir gerçektir. Günümüz teknolojisi basit arpanın kendi içinde kaybettiği ve evrimleşme sonucu oluşan özellikleri koyamaz. Tohum Avcıları günümüzün arpalarının ataları olan ve Dünya’da 20 sene öncesine kadar bolca mevcut olan arpa tiplerini hiçbir büyük üreticiden elde edememişlerdi. Buldukları stoklar fakir kırsal bölgelerde muhafaza edilen stoklardı.
1800’lerde koyun üretimindeki ciddi düşüş sırasında gerçek Alman Çoban Köpekleri yine kırsal bölgelerde bulunup Phylax ve SV tarafından kurtarılıp çoğaltılmıtlardır. Bugün arpada olan bu hikayenin aynısı Alman Çoban Köpeklerinin de başına gelmiştir. Avusturalya’da iklimsel nedenlerden ötürü başarısızlığa uğrayan mutant arpalar nedeni ile yaşlı arpa üreticileri genç nesillere zamanlarındaki dayanıklı arpayı anlatmaktadırlar. Tıpkı 19. Yüzyıldaki Alman Çoban Köpeklerle iş yapan çobanların günümüz insanına eski Alman Çoban Köpeklerini anlattığı gibi. Değişime uğramamış Alman Çoban Köpeklerini günümüzde bulmak zordur. Bulunduğu yerlerde ise Stephanitz’in felsefesini taşıyan köpek satışından zengin olmayan fakat Alman Çoban Köpeklerini titizlikle yetiştiren ,’spor’ amaçlı veya ‘moda’ felsefesiyle üretim yapmayan tek tük yetiştirici kalmıştır. Arpa ile uğraşmış nesiller kısa geçmişteki arpa ile günümüz arpasının farkını iyi bilir. Gençler ise eski arpayı hiç görmedikleri için bir tek günümüzün arpasını tanımaktadırlar.
Dünya’nın Alman Çoban Köpekleriyle tanışması Alman, daha sonra Fransız ve ikisine kombinasyon olarak Alman Çoban Köpeklerden anlamayan kişilerin gözlerini boyayan ‘görüntü güzelleri’ ile gerçekleşti. Pek azı has bir Alman Çoban Köpeği görmüştür. Gördükleri zaman ise Alman Çoban Köpeği değildir düşüncesine sahip olmuştırlar.
İnsanoğlu hangi doğal canlıya el atmış ve hüsrana boğulmamıştır. Günümüzün sağlıksız mutant besinlerini bir düşününüz. Son yıllarda organik beslenmeye önem vermek boşuna mı başlamıştır ? Peki bu organik besinler nesiller boyu hatta yakın geçmişimize kadar gelenlere nekadar benzerlik taşırlar ? Atalarının yok olmasına insan ırkı sebep değilmiydi ?
Ve yine birçok alanda olduğu gibi insaoğlunun Alman Çoban Köpeklerine el atmasıda hüsranla sonuçlanmıştır.
Bu yazının tüm hakları Raben K9 Training Cernter Ltd. 'e ait olup herhangi bir kısmının veya tümü izin alınmadan kullanılamaz kopyalanamaz. info@k9raben.com